100. yıla en güzel armağan

Efnan Atmaca – Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını gururla kutlarken Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır!” öğüdünü sık sık hatırlamak gerekiyor. Cumhuriyet’ten bir yaş küçük İş Bankası, kurucusu Atatürk’ün bu öğüdünü en iyi tutan kurumlardan biri. 63 yıl boyunca bankanın Beyoğlu şubesi olarak hizmet veren, geçen yüz yıl başında inşa edilen bina Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum gününde kapılarını Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi olarak açıyor. Kurucu küratörlüğü mimar, sanat tarihçisi ve yazar Gül İrepoğlu’nun üstlendiği müzenin oluşumunda İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten’in katkıları çok büyük. Binanın 4 katı sergilemeye ayrılmış. İki katta kalıcı, 2 katta süreli sergiler yer alıyor. İrepoğlu, 2700 eserin bulunduğu İş Bankası’na ait Sanat Eserleri Koleksiyonu teker teker inceleyip çok özel bir konsept oluşturmuş. Bu koleksiyonda Türk resminin tüm önemli isimlerinin eserleri bulunuyor. Önceliği de kolay anlaşılır ve eğitici olmaya vermiş. Açılışta konuşan Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali’nin de altını ısrarla çizdiği gibi müze her kesimden sanatseveri kucaklamayı hedefliyor. Ve küratör İrepoğlu olunca Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, tüm bu hedeflerinin yanı sıra Türk sanatına dair destansı, masalsı, yer yer epik yer yer romantik, kapsamlı ve enfes bir roman niteliği taşıyor.

İstanbul’da gezinti…

Müzenin 5’inci ve 4’üncü katlarında kalıcı sergi var. Türk resim sanatının kronolojik hikâyesi bu 2 kata yayılan sergi. Klasiklerle başlayan sergi çağdaşlara kadar sanatta alınan uzun yolun izlerini taşıyor. Aralarda ise sürprizli odalar var. Bu odalar sanatseverlere hem soluk alma hem de tek bir konu üzerinde odaklanan resimleri izleme fırsatı veriyor. Örneğin Deniz Coşkusu, örneğin Yaşantının Getirdikleri… Süreli serginin kahramanı ise elbette İstanbul… İrepoğlu’nun İstanbul’un peyzajlarının zenginliğinden yararlanarak tasarladığı sergideki eserlerle şehir adım adım dolaşarak gezilebiliyor. Tarihi Yarımada’dan başlayan bu özgün sanatsal gezi önce Boğaz’ın Avrupa Yakası’na yöneliyor ardından Anadolu Yakası ile sürüyor ve Adalar’da son buluyor. Bu serginin bir de kitabı var ki bu gelecek kitapların ilki. İrepoğlu imzasını taşıyan kitabın adı

‘Türk Resmini İzlemek’

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, Cumhuriyet’in 100. yılı en anlamlı armağanlardan biri. Uzun uğraşların, emeklerin sonucu olduğu yan yana konulan resimlerin seçiminden, konuların uyumundan, düşünülen her ayrıntının altını çizdiği anlamdan anlaşılıyor. Herkes anlasın, herkes sevsin, herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin izlerini takip etsin diye hazırlanmış bir müze burası. Cumhuriyet’in 100. yılını kutlamak için en uygun yerlerden biri…

‘Eğitim misyonunu yerine getirecek’

Müzede nasıl bir hikâye kurguladınız?

Kalıcı sergiyi de İstanbul’un resmi sergisini de birer hikâye olarak gördüm gerçekten. Bu hikâyelerden biri, kalıcı sergi, sanatın evrimini son derece parlak, son derece çeşitli örneklerle anlatıyor bize. Koleksiyonun geniş kapsamı bu hikâyeyi eksiksizce anlatmamı mümkün kıldı. Kitabı da sanatçıların sanatlarını uygulayabilmek için geçtikleri ateşten gömlekleri düşünerek, zaman zaman onların yerinde hissedip gözyaşı dökerek, en çok da onları sonsuzca takdir ederek yazdım ve sanırım bu duygular sergiye de kitap metnine de yansıdı. Bu sergiler Cumhuriyetimizin 100. yılında sanat alanında Türkiye’nin nerelerden geçip nerelere ulaştığını yansıtacak ziyaretçiye. Gücünü Türkiye İş Bankası’nın Cumhuriyet’in önder kurumlarından biri oluşundan ve bunun bir uzantısı olan Sanat Eserleri Müzemiz hem yer aldığı Beyoğlu’na hem de bulunduğu güzel şehre, İstanbul’umuza değer katacaktır. Müzemiz, her ziyaretçinin ilgisini çekerek eğitim misyonunu da yerine getirecektir.

İş Sanat için müzenin önemi nedir? 

Cumhuriyetimizin ve Bankamızın kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık seviyesini hedefleyen Türkiye İş Bankası’nın da daha ilk yıllarından itibaren mimariyi bir kurumsal üslup olarak gördüğünün somut örnekleri var. Bu üslubun ilk büyük eseri hiç kuşkusuz 1929’da Ankara’da inşa edilen Giulio Mongeri imzalı, mülkiyeti bankamıza ait ilk genel müdürlük binamızdı. Bankamız, Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlamak üzere konferanslardan sergilere, konserlerden sportif faaliyetlere pek çok çalışma hayata geçirdi, İş Sanat olarak bu vesileyle katkı sunmaktan, bu anlamlı çalışmaların bir parçası olmaktan mutluluk ve onur duyuyoruz. Ne mutlu ki Cumhuriyetimizle aynı doğum gününü paylaşacak ve sergileri, atölyeleri, etkinlikleri ile kültür sanat dünyamıza yıllar boyu önemli hizmetler sunacak.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir