Bakın Atatürk fotoğrafı neden yırtmış: ‘Teğmen’den pişkin savunma

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ebedi başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’ün ordusunda bir teğmen, Atatürk’ün fotoğrafını takmayı reddetti.

Sözcü yazarı Aytunç Erkin, “Üç teğmen neden savunma yapmadı?” başlıklı bugünkü yazısında yaşanan olayın detaylarını şöyle anlattı:

“Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinde tüm teğmenlere göğüslerine takması için bir Atatürk fotoğrafı ve rozeti verildi. Bir teğmenin bu rozeti takmadığı, fotoğrafı da buruşturup attığı öne sürüldü. Bunu gören diğer teğmenler tepki gösterince, Atatürk fotoğrafını buruşturup atan teğmen, ‘Ben Atatürk’ün askeri yönünü beğeniyorum ancak cumhuriyet sonrası yaptıklarına katılmıyorum’ ifadelerini kullandı. Bu sözler sonrası olaya tepki gösteren askerlerle, Atatürk fotoğrafını yırtan teğmen ve arkadaşları arasında arbede çıktı.”

“Bu arbedenin ardından ‘tarikat bağlantılı’ olduğu ve Harbiye’de de benzer davranışlar sergilediği iddia edilen teğmenin kaldığı odanın kapısına diğer askerler Atatürk posteri astı. Aynı teğmen bu posteri de yırttı. Bunun ardından Atatürk’e bu saygısızlığı yapan teğmene tepki gösteren askerlerle, Atatürk fotoğrafını yırtan asker ve ona destek veren diğer askerler arasında yeniden bir arbede yaşandı.”

ÜÇ TEĞMEN NEDEN SAVUNMA YAPMADI

Yaşananlar üzerine görevden uzaklaştırılan ve “Atatürk’ü savunan” üç teğmen, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bir dilekçe sundu.

Erkin’in yazısına göre o dilekçe şöyle:

“Şahsıma yapılan hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Tarafıma 15 Aralık 2023 tarihinde savunma istem yazısı tebliğ edilmiş, 8 günlük süre verilmiş ve bu sürenin hafta sonu dolacak olmasına rağmen daha önce savunmaya dayanak belgelerin verilmesi hususu avukatlarımız tarafından yazılı olarak komutanlığımıza iletilmesine ve talepte bulunulmasına rağmen şu aşamaya kadar bahse konu belgeler ne avukatlarımıza, ne de bize verilmiştir. Bu nedenle, savunmaya dayanak belgeler talebimize rağmen verilmediği için bu aşamada savunma yapmamız mümkün değildir. Bilindiği üzere savunmaya dayanak olan belgeler tebliğ edilmeden savunma süresinin uzatılmaması hem 6413 Sayılı Kanunu’nun 40’ıncı maddesine aykırı hem de Anayasal savunma hakkının kısıtlanması mahiyetindedir. Bu itibarla savunmaya dayanak belgeler bana ve avukatlarıma verilmediği için bu durumda ancak avukatlarımla birlikte Yüksek Disiplin Kurulu’nda sözlü ve yazılı savunma yapacağım.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x